23. MÜ’MİNÛN:

 

„ Eûzü billâhi mineşşeytânirracîm! Bismillâhirrahmânirrahîm! “.

 

„ Sığınırım Allâh’a, şeytanın ‘şerrinden’ ki, taşlanmış ‘rahmetinden kovulmuştur’!*

 

>7:200, 15:34, 16:98<

 

Allâh adına… Ki, sonsuz şefkatle merhamet edendir; inançlıları esirgeyen, acıyan, bahşedendir! “.

 

 

23:1    Felâha ermiştir ‘samimiyetle’ inananlar!

 

23:2    O kimselerdir ki onlar, ibadetlerinde huşû duyanlardır!

 

23:3    Ve o kimselerdir ki onlar, boş sözlerden vazgeçenlerdir!

 

23:4    Ve o kimselerdir ki onlar, safiyeti ifa edenlerdir!

 

23:5    Ve o kimselerdir ki onlar, ‘bacak’ arasını ‘teşhirden’ koruyanlardır!

 

23:6    Ki, müstesnadır eşleri veya ‘nikâh’ yeminlerine sahip çıkıp ‘güvendirdikleri beslemeler’!* O hâlde muhakkak ki onlar, kınanmış değillerdir!

 

>2:221, 4:3, 4:23, 4:24, 4:25, 5:5, 17:32, 24:2, 24:3, 24:4, 24:26, 24:32, 24:33, 58:3, 60:10<

 

23:7    Ve kimin amacı işte bunun ardındakiler ‘olursa’, o hâlde işte onlar… Onlar, haddi aşanlardır!

 

23:8    Ve o kimselerdir ki onlar, emanetlerine ve taahhütlerine sadakatlilerdir!

 

23:9    Ve o kimselerdir ki onlar, ibadetlerine ‘namazlarına’ karşı muhafazakârlardır!*

 

>2:43, 2:238, 4:103, 11:114, 14:40, 17:78, 17:110, 19:31, 19:55, 20:130, 20:132, 21:73, 22:78, 25:64, 30:17, 30:18, 39:9, 50:39, 51:17, 51:18, 52:49, 73:2, 73:3, 73:4, 76:16<

 

23:10  İşte onlar… Onlar, vârislerdir.*

 

>7:43, 18:107, 19:63, 43:72, 76:22<

 

23:11  O kimselerdir vâris olanlar, Firdevs’e. Onlar, orada sonsuza ‘dek’ kalıcılardır.*

 

>7:43, 18:107, 19:63, 43:72, 76:22<

 

23:12  Ve andolsun ki, oluşumunu yapılandırarak yarattık insanı, kilin özünden (özümlenme ile vücuda yarayışlı biçime sokularak, dokuların yapısında yer alışı)!*

 

>15:26, 20:55, 55:14, 71:17<

 

23:13  Sonra kıldık onu özümlenmiş damla ki, istikrarlı bir mevkii de.

 

23:14  Sonra oluşumunu yapılandırarak yarattık özümlenmiş damlayı, sülük pıhtısı. Öyle ki, oluşumunu yapılandırarak yarattık sülük pıhtısından da yumruyu (cenin). Derken oluşumunu yapılandırarak yarattık yumruya kemik parçaları. Böylelikle kapladık kemik parçalarını da etle. Sonra da inşa ettik onu, başka ‘bir’ oluşumu yapılandırılarak yaratılmışlıkla. O hâlde mübârek Allâh, ‘sanat açısından’ en iyi, oluşumunu yapılandırarak yaratıcıdır!

 

23:15  Sonra muhakkak sizler de, işte bunun ardından elbette can vereceksiniz.

 

23:16  Sonra muhakkak sizler de, o gün ‘kıyâmet sonrası âhirette, mezardan’ çıkarılacaksınız.*

 

>1:3, 7:8, 11:103, 11:104, 11:105, 14:48, 20:108, 24:25, 75:30<

 

23:17  Ve andolsun ki, yarattık üstünüze yedi yol.* Ve değildik yaratmaktan bihaber.

 

>2:29, 17:44, 23:17, 23:86, 41:12, 65:12, 71:15<

 

Göklerin 7 katmandan oluşumu – ÎKRA.vision

 

23:18  Ve indirdik gökten su; ki, takdir ‘miktarınca’. Böylelikle sükûn ettik onu yeryüzünde. Ve muhakkak ki Biz, onu gidermeye elbette irade edersek, icraya kudretliyiz!*

 

>18:7, 18:8, 23:18<

 

Suların kaybolacağı bilgisi – ÎKRA.vision

 

23:19  Böylelikle inşa ettik, sizlere onunla ‘su ile’ hurma ağaçlarından bahçeler ve üzümlerden ki, sizlere orada meyveleri çokça dır. Ve onlardan yersiniz.

 

23:20  Ve ‘bir’ ağaç çıkar Sînâ’daki Tur ‘dağından’ ki, yetişir yağlı olarak ve boya ’gibi sürüp’ yiyenlere (Zeytin).

 

23:21  Ve muhakkak ki ‘sağmal’ hayvanlar da, sizlere elbette ibrettir. Sularız sizleri ‘içiririz’, karnındaki ‘salgılanan’ şeyden. Ve sizleredir orada faydalar, çokça. Ve onlardan yersiniz.

 

23:22  Ve üzerlerinde ve gemiler üzerinde taşınırsınız.

 

23:23  Andolsun ki, gönderdik Nûh’u halkına. Bunun üzerine dedi ki: „ Ey halkım! ‘Hizmetle, ibadetle’ kul olun Allâh’a!* Yoktur sizlere ilâh, O’ndan gayrı! Hâlâ ‘günahlardan’ korunmaz mısınız!? “.

 

>2:21, 2:153, 2:186, 6:102, 7:55, 7:56, 7:205, 15:98, 15:99, 17:110, 20:8, 59:24, 98:5<

 

23:24  Ne var ki dediler ki, halkından seçkin, inkâr eden kimseler: „ Bu mu? ‘Yav bu’, sizler benzeri, ‘görünen’ ölümlü varlıktan (İnsan) başka değil! Muradı sizlere karşı liyakatli olmak. Ve eğer dileseydi Allâh, elbet indirirdi melekler! Ki, duymadık bunun ‘gibi bir vakayı’ evvelki atalarımızdan da!*

 

>2:170, 6:148, 7:173, 14:10, 16:35, 36:6, 98:5<

 

23:25  Ki o, ancak bir adam ki o, cinlenmiş!* Yine de gözetleyin onu bir müddete kadar! “.

 

>7:184, 23:25, 23:70, 34:46<

 

23:26  ‘Nûh aleyhisselâm’ dedi ki: „ Rabbim… Yardım et bana! Yalanladıkları şeylerden beni! “.

 

23:27  Bunun üzerine vahyettik ki* ona, üretmesini gemileri, gözetimimizde ve vahyimizle. Öyle ki, ‘yok etme’ emrimiz geldiği zaman ve kaynayıp köpürdüğünde tandır, hemen sok ‘gemilerin’ içine, her türden çifter çifter ve ahalini! Onlardan, üzerlerine ‘boğulacaklar’ sözü geçmiş kimseler hariç.* Ve hitap etme Bana, zalim kimseler için!* Muhakkak ki onlar, ‘suda’ boğulacaklardır!

 

>2:253, 4:164, 7:62, 7:117, 7:143, 19:9, 21:45, 42:51<

(42:51’den bilindiği gibi, Allâhû Teâlâ’nın, hiçbir insanla konuşması olmamıştır! Kelâmıyla olsa da, yine vahiyledir veya melekler aracılığıyla.)

 

>11:37, 23:27<

 

>9:113, 9:114<

 

23:28  Nihayet teşrif ettiğinizde sen ve senin beraberindeki kimseler gemilere, o zaman de ki: „ ‘Esas’ yüceltilme, övgü, ‘sırf’ Allâh’a ‘yaraşır’! Ki Zât’ı, kurtardı bizleri zalim toplumdan! “.

 

23:29  Ve de ki: „ İndir beni bereketli ‘bir meskene’ indirilişle! Ve Sen, ‘merama cevap’ indiricilerin en hayırlısısın! “.

 

23:30  Muhakkak ki işte bu, elbette âyetlerdir ‘alâmetlerdir’. Ve Bizler ise, elbette yoklayanlarız!*

 

>8:25, 9:126, 21:35, 29:2<

 

23:31  Sonra inşa ettik, onların ardından başka uygarlıklar.

 

Hz. Nûh aleyhisselâm soyundan gelen tek nesil İsrailoğulları – ÎKRA.vision

 

23:32  Yine gönderdik içlerinde, ‘görevlendirilmek üzere’ onlardan ‘bir’ elçi.* Ki ‘hizmetle, ibadetle’ kul olsunlar Allâh’a!* Yoktur sizlere ilâh, O’ndan gayrı! Hâlâ ‘günahlardan’ korunmaz mısınız!?

 

>2:129, 9:99, 9:103<

 

>2:21, 2:153, 2:186, 6:102, 7:55, 7:56, 7:205, 15:98, 15:99, 17:110, 20:8, 59:24, 98:5<

 

23:33  Ve dediler ki, halkından seçkin, inkâr eden kimseler ve yalanladılar kavuşmayı âhirete ki, dünya hayatında rahat ettirdiklerimiz: „ Bu mu? ‘Yav bu’, sizler benzeri, ‘görünen’ ölümlü varlıktan (İnsan) başka değil! Yer ondan ki, yediğiniz şeylerden ve içer içtiğiniz şeylerden!

 

23:34  Ve mutlaka eğer itaat ederseniz, sizlere benzer ölümlü varlığa (İnsan), mutlaka sizler o zaman elbette hüsrana uğrarsınız!

 

23:35  Vaat mı ediyor; mutlaka ki sizler, öldüğünüz zaman ve olduğunuzda toprak ve kemik yığını; mutlaka ki sizler, ‘mezardan’ çıkarılacaksınız ‘diye’?!*

 

>6:30, 36:81, 46:33, 50:15, 75:40, 83:4<

 

23:36  Yazık ki, ne yazık vadedildiğiniz şeye ‘kıyâmete inanmanız’!*

 

>6:30, 36:81, 46:33, 50:15, 75:40, 83:4<

 

23:37  Hayatımız ki, o ise, dünya ‘yaşamından’ başka değildir. ‘Burada’ ölürüz ve yaşarız; ve ‘mezardan’ çıkarılacak ta değiliz!*

 

>6:134, 21:103, 36:63, 36:81, 41:30, 46:33, 50:15, 51:5<

 

23:38  Ki o, ancak bir adam ki, uydurur Allâh ‘adına’ yalanla! Ve ona inanmış değiliz! “.

 

23:39  ‘Hûd aleyhisselâm’ dedi ki: „ Rabbim… Yardım et bana! Yalanladıkları şeylerden beni! “.

 

23:40  Dedi ki akabinde: „ Mutlaka olacaklar ‘son’ pişmanlığın fayda vermediklerinden! “.

 

23:41  Bunun üzerine aldı ‘yakaladı’ onları, hakkıyla ‘gereğince’ bir çığlık.* Böylelikle kıldık onları, ‘birer’ atık. Artık uzak olsunlar zalimler toplumu!*

 

>6:42, 6:43, 6:44, 6:45, 7:95, 7:96, 7:97, 7:98, 11:117, 15:4, 19:74, 19:75, 21:6, 23:64, 23:76<

 

>3:108, 6:104, 7:101, 8:22, 8:23, 22:46, 40:35, 64:11<

 

23:42  Sonra inşa ettik, onların ardından başka uygarlıklar.

 

23:43  Öne geçemez ‘hiç’ bir ümmet, vadesine ‘ömrüne’ ve erteleyemez.

 

23:44  Sonra gönderdik ‘nice’ elçilerimizi peş peşe. Her defasında geldiğinde ‘bir’ ümmete elçisi, yalanladılar onu. Öyle ki, peşine düşürdük birbirlerinin. Ve kıldık onları, hadise. Artık uzak olsunlar inanmayanlar toplumu!

 

>2:38, 5:70, 14:4, 16:36, 2:121, 16:84, 28:59, 28:75, 39:71, 62:2<

 

23:45  Sonra gönderdik Mûsâ’yı ve ağabeyi Hârûn’u âyetlerimizle ‘alâmetlerimizle’* ve apaçık salahiyetle.

 

>2:60, 4:154, 4:164, 7:107, 7:108, 7:117, 7:133, 7:160, 20:18, 20:19, 20:20, 20:21, 20:22, 20:77, 26:32, 26:33, 26:63, 27:10, 27:12, 28:31<

 

23:46  Firavuna ve ‘halkından’ seçkinlerine. Buna rağmen büyüklendiler ve ‘zaten’ üstünlük taslayan bir toplumdu.

 

23:47  Bu yüzden dediler ki: „ İnanalım mı? Bizler benzeri, ‘görünen’ iki ölümlü varlığa (İnsan)… Ki, toplumları bize ‘hizmetle’ kul olanlarken! “.

 

23:48  Öyle ki, yalanladılar ikisini; bu yüzden yok edileceklerden oldular.

 

23:49  Ve andolsun ki, verdik Mûsâ’ya kitap (Tevrât). Ki, belki ‘Allâhû Teâlâ’nın razı olduğu yola’ yönlenirler!

 

23:50  Ve kıldık Meryem oğlunu (Îsâ aleyhisselâm) ve annesini âyet ‘alâmet’. Barındırdık onları bir tepede ki, istikrara sahip ve sulak.

 

23:51  Yâ elçiler! ‘Deyin ki:’ „ Yiyin ki ‘sadece rızkın’ temizinden! Ve erdemli ‘yararlı işlere’ gayret edin! “. Muhakkak ki ben, gayret ettiğiniz şeyleri en iyi bilenim! (Allâhû Teâlâ’nın, tüm peygamberler aracılığıyla insanlara verdiği mesaj)*

 

>2:213, 6:159, 9:105, 10:19, 21:92, 21:93, 23:51, 23:52<

 

23:52  Muhakkak bu ‘peygamberler ve onlara uyanlar da’ ümmetinizdir ki, ‘hepsi bir’ ümmettir; ve Ben Rabbinizim!* Ki, ancak Bana ‘karşı gelmekten’ korunun!

 

>2:213, 6:159, 9:105, 10:19, 21:92, 21:93, 23:51, 23:52<

 

23:53  Ne var ki ‘ümmetler’ kestiler işlerini aralarında, parça parça sayfalarda ki, her taraftar yanındaki şeyle iftihar ederler.*

 

>2:213, 6:159, 9:105, 10:19, 21:92, 21:93, 23:51, 23:52<

 

23:54  Artık bırak onları gafletleriyle ki, ‘sürer’ bir müddete kadar!*

 

>10:7, 10:8, 21:1, 21:2, 21:97, 23:63, 51:11, 53:57, 53:58, 53:59<

 

23:55  Sanıyorlar mı ki, ianemiz onlara, mal ‘mülkten’ ve oğullarla…

 

23:56  Koşuşturduğumuz onlara, hayırlı bir işedir! Yok, ‘gerçeğin’ farkına ‘bile’ varmazlar.

 

23:57  Muhakkak o kimselerdir ki onlar, haşyetinden Rablerinin, titreyenlerdir!

 

23:58  Ve o kimselerdir ki onlar, âyetlerine ‘hakikat bilgisine Rablerinin, samimiyetle’ inananlardır!

 

23:59  Ve o kimselerdir ki onlar, Rablerine ortak yakıştırmazlar!

 

23:60  Ve o kimselerdir ki onlar, verdiklerinde vereceklerini ve kalpleri tedirgin olur. Ki ‘bilincindedirler’ mutlaka, Rablerine dönecek olduklarının!

 

23:61  İşte onlar, koşuştururlar ‘Allâhû Teâlâ’nın rızası için’ hayır işlerinde! Ve onlar, onda öne geçenlerdir!

 

23:62  Ve yükümlü tutmayız ‘hiçbir’ canı yetisinin dışında! Ve yanımızdaki kitap, hak ile konuşur.* Ve onlar ‘âhirette’ zulmedilmezler.*

 

>17:11, 17:71, 18:49, 23:62, 45:29<

 

>7:8, 7:9, 23:102, 23:103, 99:7, 99:8, 101:6, 101:7, 101:8, 101:9<

 

23:63  Ki, kalpleri gaflettedir bundan.* Ve onların, işte bundan başka ‘nefsanî dürtülerine, bedensel zaaflarına uydukları’ gayretleri de var; ki onlar, onunla da gayret ederler.

 

>10:7, 10:8, 21:1, 21:2, 21:97, 23:63, 51:11, 53:57, 53:58, 53:59<

 

23:64  Ta ki, alıncaya ‘yakalayıncaya’ kadar* onların refahta olanlarını azap ile.* O zaman da yakarırlar.

 

>6:42, 6:43, 6:44, 6:45, 7:95, 7:96, 7:97, 7:98, 11:117, 15:4, 19:74, 19:75, 21:6, 23:64, 23:76<

 

>6:123, 17:16, 34:34, 43:23<

 

23:65  Yakarmayın o gün ‘kıyâmet sonrası âhirette’!* Muhakkak ki, Bizden yardım olunmazsınız!

 

>1:3, 7:8, 11:103, 11:104, 11:105, 14:48, 20:108, 24:25, 75:30<

 

>23:65, 23:66, 39:71, 40:11, 40:12, 45:31, 67:9, 67:11<

 

23:66  Âyetlerim okunmuştu sizlere, buna rağmen topuklarımızın üzerinde dönüp kaçmıştınız!

 

23:67  Büyükleniyordunuz ona; karanlıkta toplanarak uzaklaşıyordunuz!

 

23:68  Hâlâ tefekkür etmezler mi sözü. Yoksa onlara, evvelden atalarına gelmeyen bir şey mi geldi.*

 

>2:170, 6:148, 7:173, 14:10, 16:35, 36:6, 98:5<

 

23:69  Ya da, tanımıyorlar mı elçilerini? Buna rağmen onlar, onu ret edenler mi!?

 

23:70  Yoksa diyorlar mı ki, ona cinlenmiş!* Ki, geldi onlara hak ile ‘gayeyle’; ve onların birçoğu, hak ile ‘inen, İlâhî esaslardan’ hoşlanmayanlardır.

 

>7:184, 23:25, 23:70, 34:46<

 

23:71  Ve eğer uysaydı varlığı gerçek, sabit ‘Allâhû Teâlâ’; onların emellerine, mutlaka bozguna uğrardılar* gökler ve yeryüzü ve onlardaki kimseler.* Ki vardık onlara, ‘hakikat bilgisi’ hatırlatanlarıyla (Kur’ân-ı Kerîm).* Fakat onlar, ‘hakikat bilgisini’ hatırlatanlarına, aldırış etmeyenlerdir!

 

>7:52, 7:185, 10:101, 18:109, 23:71, 27:93, 31:27, 41:53, 51:20, 51:21, 51:22, 51:23<

 

>2:255, 3:83, 6:59, 13:15, 16:49, 17:44, 22:18, 67:14<

 

Dünya dışı başka varlıkların yaşadığı – ÎKRA.vision

 

>5:48, 5:49, 11:12, 11:112, 11:113, 17:74, 28:87<

 

23:72  ‘Yâ Muhammed!’, Yoksa sual mi ediyorsun onlardan, ‘tebliğin için bir’ harç?! O hâlde Rabbinin harcı en hayırlısıdır. Ve O’dur, rızık verenlerin en hayırlısı!

 

23:73  Muhakkak ki sen, elbette davet edersin onları, ‘razı olunan’ yol istikâmetine.*

 

>2:256, 5:16, 7:178, 13:27, 16:9, 18:29, 31:22, 39:41, 57:20, 64:11<

 

23:74  Ve muhakkak o kimseler ki, inanmazlar âhirete;* ‘razı olunan’ yoldan mutlaka saparlar.

 

>2:6, 6:12, 6:109, 6:110, 6:111, 7:146, 8:55, 10:39, 10:40, 10:97, 17:10, 26:201, 26:202, 26:203<

 

23:75  Ve bahşedilme, bağışlanma, merhametle esirgememiz ‘olarak’, kaldırdığımızda ise onlardan, mağduriyet şeyden ne varsa. Mutlaka ısrarla devam ederler zalimlikleriyle körelmeye.

 

23:76  Ve andolsun ki, aldık ‘yakaladık’ onları, azap ile.* Buna rağmen durulmadılar Rablerine ve yalvarmadılar.*

 

>6:42, 6:43, 6:44, 6:45, 7:95, 7:96, 7:97, 7:98, 11:117, 15:4, 19:74, 19:75, 21:6, 23:64, 23:76<

 

>4:153, 6:109, 7:146, 10:97, 14:11, 14:47, 23:71, 29:51<

 

23:77  Ta ki, açtığımız zamana kadar üzerlerine ‘âhirette’ bir kapı ki, şiddetli azap kârdır.* O zaman onlar, şaşkınlardır.

 

>2:39, 2:81, 2:257, 4:56, 10:27, 13:5, 21:39, 36:63, 39:8, 40:6<

 

23:78  Ve O’dur ki Zât’ı, inşa etti sizlere duyma ve görme duyuları ve gönül ‘idrak kuvveleri’! Ne az şükredersiniz!

 

23:79  Ve O’dur ki Zât’ı, türetip saçandır sizleri! Ve Zât’ının ‘huzuruna’ toplatılırsınız!*

 

>1:3, 7:8, 11:103, 11:104, 11:105, 14:48, 20:108, 24:25, 75:30<

 

23:80  Ve O’dur ki Zât’ı, yaşatır ve öldürür! Ve Zât’ının ‘eseridir’ ihtilâfı ‘zıtlığı’ gece ve gündüzün. Hâlâ akıl yürütmez misiniz!?

 

23:81  Yok ‘hakikat bilgisini örtmeye şartlanmışlar’ derler evvelkilerin söylediklerinin benzeri de…

 

23:82  Derler ki: „ Öldüğümüz zaman mı ve olduğumuzda toprak ve kemik yığını; mutlak, elbet çıkarılacağız, ‘ha’!?*

 

>6:30, 36:81, 46:33, 50:15, 75:40, 83:4<

 

23:83  Andolsun vaad edildik biz bununla ve atalarımız da daha önceleri.* Bu ise, evvelkilerin masallarından başka ‘bir şey’ değildir! “.*

 

>2:170, 6:148, 7:173, 14:10, 16:35, 36:6, 98:5<

 

>3:151, 4:117, 6:100, 10:18, 23:117, 39:3, 42:21, 46:5<

 

23:84  ‘Yâ Muhammed! Allâh’a ortak yakıştıranlara’, de ki: „ Kimindir yeryüzü ve ondaki kimseler ki, bir bilmiş olsanız! “.

 

23:85  Diyecekler ki: „ Allâh’ındır!.. “. De ki: „ Hâlâ hatırda tutmaz mısınız!? “.*

 

>7:52, 7:185, 10:101, 18:109, 23:71, 27:93, 31:27, 41:53, 51:20, 51:21, 51:22, 51:23<

 

23:86  ‘Yâ Muhammed! Allâh’a ortak yakıştıranlara’, de ki: „ Kimdir Rabbi, yedi göklerin;* ve Rabbi, yüce Arş’ın (cennet ve cehennemi de içinde barındıran, zamansız, mekânsız, evren)?!.. “.*

 

>2:29, 17:44, 23:17, 23:86, 41:12, 65:12, 71:15<

 

Göklerin 7 katmandan oluşumu – ÎKRA.vision

 

>17:44, 26:23, 26:24, 42:11, 59:22, 59:23, 59:24, 112:4<

 

23:87  Diyecekler ki: „ Allâh’ındır!.. “. De ki: „ Hâlâ hatırda tutmaz mısınız!? “.*

 

>7:52, 7:185, 10:101, 18:109, 23:71, 27:93, 31:27, 41:53, 51:20, 51:21, 51:22, 51:23<

 

23:88  ‘Yâ Muhammed! Allâh’a ortak yakıştıranlara’, de ki: „ Kimdir elinde olan, ‘emre âmâde, uyumlu işleyişin’ hükümranlığı her şeyin?!* Ve O’dur, kavzayan ve kendisi kavzanamayan; ki, bir bilmiş olsanız! “.

 

23:89  Diyecekler ki: „ Allâh’ındır!.. “. De ki: „ Buna rağmen nasıl büyüleniyorsunuz!? “.

 

23:90  Ki vardık onlara, gerçekle (Kur’ân-ı Kerîm).* Ve muhakkak ki onlar, elbette yalancılardır!*

 

>7:52, 7:185, 10:101, 18:109, 23:71, 27:93, 31:27, 41:53, 51:20, 51:21, 51:22, 51:23<

 

>16:105, 18:49, 22:76, 23:105, 25:11, 27:83, 29:3, 29:68, 41:20, 43:80, 50:16, 50:17, 50:18, 52:11, 69:49<

 

23:91  Edinmedi Allâh, evlât! Ve olmadı O’nunla beraber bir ilâh!* O zaman, mutlaka gider tüm ilâhlar yarattığı şeye ve elbet üstün ‘olurdu’, onların bazıları bazılarının üzerine. Noksanlık, kusur, âcizlikten ötedir Allâh,* vasıflandırdıkları şeylerden de!

 

>10:18, 17:42, 21:22, 23:91<

 

>2:116, 10:68, 18:4, 19:88, 19:89, 19:90, 19:91, 19:92<

 

23:92  ‘Allâhû Teâlâ’ bilir, algılanamayanı ve şahit olunanı ‘görüneni’!* Öyle ki, yücedir, ortak yakıştırdıkları şeylerden!

 

>2:255, 6:59, 11:123, 13:9, 15:24, 16:19, 67:13, 67:14<

 

23:93  ‘Yâ Muhammed!’, De ki: „ Rabbim… Şayet göstereceksen bana, vadedildikleri şeyi* (dünya azabını veya kıyâmeti)!..

 

>10:46, 13:40, 19:75, 23:95, 40:77<

 

23:94  Rabbim… Öyleyse kılma beni ‘o’ zalimler toplumu içinde! “.*

 

>3:108, 6:104, 7:101, 8:22, 8:23, 22:46, 40:35, 64:11<

 

23:95  ‘Yâ Muhammed!’, Ve muhakkak ki Biz, göstermeye sana ki, vadettiğimiz şeyi* (dünya azabını veya kıyâmeti) onlara, elbette irade edersek, icraya kudretliyiz!

 

>10:46, 13:40, 19:75, 23:95, 40:77<

 

23:96  Defet onunla ki o, iyi ‘niyetle’ fenalığı! En iyi Biz biliriz, seni vasıflandırdıkları şeyleri.

 

23:97  Ve de ki: „ Rabbim… Sığınırım Sana, tahriklerinden şeytanların!*

 

>7:200, 16:98, 16:99, 16:100, 23:97, 23:98, 41:36, 43:36, 114:1, 114:2, 114:3, 114:4, 114:5, 114:6<

 

23:98  Ve sığınırım Sana, Rabbim… Katılmalarından bana! “.

 

>7:200, 16:98, 16:99, 16:100, 23:97, 23:98, 41:36, 43:36, 114:1, 114:2, 114:3, 114:4, 114:5, 114:6<

 

23:99  Ta ki, geldiği zaman onlardan birine, ölüm; derse ki: „ Rabbim… Getirin beni ‘geri’!

 

23:100 Ki, belki gayretleri erdemli ‘olurum’ bıraktığım şeyde! “. Hayır, doğrusu o kelime odur ki, ‘onun abes’ konuşmasıdır. Ve arkalarında bir berzah ‘vardır insanların, mezardan’ çıkarılacakları güne dek!*

 

>23:99, 23:100, 25:22, 55:20<

 

23:101 Artık üfürüldüğü zaman Sûr’a;* öyle ki, soy bağı olmaz aralarında izin günü (Allâhû Teâlâ’nın izniyle gerçekleşecek kıyâmet günü)* ve birbirlerini sormazlar.

 

>18:94, 18:99, 21:96, 21:97, 23:100, 23:101, 78:16, 78:17, 78:18<

 

>1:3, 7:8, 11:103, 11:104, 11:105, 14:48, 20:108, 24:25, 75:30<

 

Sûr’a üfürülme ile kıyametin başlatılması ve bu sesin çöl kumu sesine benzetilmesi – ÎKRA.vision

 

23:102 Artık kimin ağır gelirse terazisi ‘mertebe değeri’, o hâlde işte onlar… Onlar, felâha erenlerdir!

 

23:103 Ve kimin hafif gelirse terazisi ‘mertebe değeri’, öyleyse işte onlar, o kimselerdir ki, canlarını hüsrana uğratanlardır; cehennemde sonsuza ‘dek’ kalıcılardır.

 

23:104 Yalar yüzlerini ateş. Ve onlar, orada (pişmiş kelle gibi) sırtaranlardır.

 

23:105 ‘Allâhû Teâlâ’: „ Olmadı mı ki, âyetlerim okunurken huzurlarınıza, buna rağmen onu yalanlamıştınız! “.

 

23:106 Dediler ki: „ Rabbimiz… Galip geldi aleyhimize sefilliğimiz! Ve bizler, sapmışlar toplumundan olduk!

 

>3:108, 6:104, 7:101, 8:22, 8:23, 22:46, 40:35, 64:11<

 

23:107 Rabbimiz… Çıkar bizleri ondan ‘cehennemden’! Buna rağmen eğer ‘geçmişe’ dönersek, artık muhakkak ki bizler, zalimleriz! “.*

 

23:108 ‘Allâhû Teâlâ’ dedi ki: „ Sessiz olun onda ‘bu konuda’! Ve kelâm etmeyin Bana!

 

23:109 Muhakkak ki o, bir kısmı kullarımdan, diyorlardı ki: „Rabbimiz… ‘Samimiyetle’ inandık! Artık bağışla bizleri ve bahşet, merhametle esirge bizleri! Ve Sen, esirgeyen, acıyan, bahşedenlerin en hayırlısısın!“.

 

23:110 Öyle ki, edindiniz onları, eğlence konusu! Hatta unutturdu sizlere ‘hakikat bilgisini’ hatırlatanımı (Kur’ân-ı Kerîm)! Ve gülüyordunuz onlara!*

 

>9:82, 23:110, 53:59, 53:60, 53:61, 83:29<

 

23:111 Muhakkak ki Ben, bugün ödüllerini verdim sabrettikleri sebebiyle. Ve muhakkak ki onlar… Onlar, kazananlardır! “.

 

23:112 ‘Allâhû Teâlâ, vahiyle cehennemliklere’ dedi ki: „ Nice kaldınız yeryüzünde, adediyle senelerin? “.*

 

>2:253, 4:164, 7:62, 7:117, 7:143, 19:9, 21:45, 42:51<

(42:51’den bilindiği gibi, Allâhû Teâlâ’nın, hiçbir insanla konuşması olmamıştır! Kelâmıyla olsa da, yine vahiyledir veya melekler aracılığıyla.)

 

23:113 ‘Kimileri’ dediler ki: „ Kaldık bir gün veya günün bir kesimi! Fakat sor onu müdavimlere (evrim sürecinin, Allâhû Teâlâ’nın eseri olmadığını savunanlara)! “.

 

Kur’ân’da, evrim teorisi – ÎKRA.vision

 

23:114 Dedi ki: „ Kaldınız ‘dünyada’ ise, ancak biraz!* Ki, keşke sizler, ‘bunu’ olsun bilmiş olsaydınız! “.

 

>7:57, 10:45, 17:52, 20:102, 20:103, 20:104, 23:112, 23:113, 23:114, 23:115, 30:55, 30:56, 46:35, 79:46<

 

23:115 Öyleyse hesapladınız ‘sandınız’ mı ki, sadece oluşumunu yapılandırarak yarattık sizleri ki, abes ‘olsun’! Ve Bize döndürülmeyeceksiniz!

 

23:116 Öyle ki, yücedir Allâh; mutlak, gerçek hükümdardır; varlığı gerçek, sabittir! İlâh olamaz O’ndan başka! Rabbidir, kıymetli Arş’ın (cennet ve cehennemi de içinde barındıran, zamansız, mekânsız, evren)!*

 

>17:44, 26:23, 26:24, 42:11, 59:22, 59:23, 59:24, 112:4<

 

23:117 Ve kim davet ‘dua’ ederse Allâh ile beraber başka ilâha ki, onun, ona ‘bir’ delili olmaksızın, artık sadece Rabbinin katındadır, hesabının ‘sorgulanması’.* Muhakkak ki inkâr edenler, felâha eremezler!*

 

>6:31, 6:47, 6:134, 10:53, 10:54, 20:15, 22:55, 29:53, 40:59, 51:14, 67:25, 67:27<.

 

>1:3, 7:8, 11:103, 11:104, 11:105, 14:48, 20:108, 24:25, 75:30<

 

23:118 Ve de ki: „ Rabbim… Bağışla ve bahşet, merhametle esirge! Ve Sen, esirgeyen, acıyan, bahşedenlerin en hayırlısısın! “.