65. TALÂK:

 

„ Eûzü billâhi mineşşeytânirracîm! Bismillâhirrahmânirrahîm! “.

 

„ Allâh’a sığınırım şeytandan (âsilerin şerrinden) ki, recmedilmiştir!* Allâh adına… Ki, sonsuz şefkatle merhamet eden; inançlıları esirgeyen, acıyan, bahşedendir! “.*

 

>6:130, 7:14, 7:15, 7:16, 7:17, 7:18, 7:38, 7:179, 7:200, 15:33, 15:34, 16:98, 17:63, 17:64, 17:65, 41:29<

 

>33:43<

 

 

65:1    Yâ eyyuhen nebiyyu izâ tallaktumun nisâe fe tallikûhunne li iddetihinne ve ahsûl iddeh (iddete), vettekûllâhe rabbekum, lâ tuhricûhunne min buyûtihinne ve lâ yahrucne illâ en ye’tîne bi fâhişetin mubeyyineh (mubeyyinetin), ve tilke hudûdullâh (hudûdullâhi), ve men yeteadde hudûdallâhi fe kad zaleme nefseh (nefsetu), lâ tedrî leallallâhe yuhdısu ba’de zâlike emrâ (emren).

 

Yâ bildirici ‘Muhammed’… Boşadığınız zaman kadınları, o hâlde adetlerinde boşayın onları (ki, olası bir gebelik belli olsun)! Ve müddet sayın (süre tanıyın)!* Ve korunun Rabbiniz, Allâh’a ‘karşı gelmekten’!* Ve çıkarmayın onları evlerinden!* Ve çıkmasınlar ki, ayan beyan müstehcenlikle gelmedikçe! Ve bunlar, Allâh’ın sınırlarıdır! Ve kim, aşırılık ederse Allâh’ın sınırlarına, ancak kendi nefsine zulmetmiştir. Ki anlamazsın, Allâh, belki hasıl eder işte bunun ardından bir iş!

 

>2:228, 2:231, 33:49, 65:1, 65:4<

 

>2:21, 2:152, 2:153, 2:186, 7:55, 7:56, 7:180, 7:205, 15:98, 15:99, 17:110, 20:7, 59:24, 98:5<

 

>2:231, 2:232, 2:233, 2:237, 4:35, 4:128, 4:130, 33:49, 65:1, 65:2, 65:6<

 

65:2    Fe izâ belagne ecelehunne fe emsikûhunne bi ma’rûfin evfârikûhunne bi ma’rûfin ve eşhidû zevey adlin minkum ve ekîmûş şehâdete lillâh (lillâhi), zâlikum yûazu bihî men kâne yu’minû billâhi vel yevmil âhır (âhıri), ve men yettekıllâhe yec’al lehu mahrecâ (mahrecen).

 

Nihayet vadelerine ulaştıkları zaman, artık tutun onları makul olarak veya ayrılın onlardan makul olarak!* Ve şahitler edinin sizlerden adil iki kişi! Ve uygulayın şahitliği Allâh için! İşte bununla sizlere nasihat ediliyor ki o, ‘samimi’ inanan kimseye, Allâh’a ve âhir ‘son’ güne. Ve kim korunursa Allâh’a ‘karşı gelmekten’, kılar ona bir çıkış.*

 

>2:231, 2:232, 2:233, 2:237, 4:35, 4:128, 4:130, 33:49, 65:1, 65:2, 65:6<

 

>2:21, 2:152, 2:153, 2:186, 7:55, 7:56, 7:180, 7:205, 15:98, 15:99, 17:110, 20:7, 59:24, 98:5<

 

65:3    Ve yerzukhu min haysu lâ yahtesib (yahtesibu), ve men yetevekkel alallâhi fe huve hasbuh (hasbuhu), innallâhe bâligu emrih (emrihî), kad cealallâhu li kulli şey’in kadrâ (kadren).

 

Ve rızıklandırır onu ki, hesaba katmadığı bir yerden.** Ve kim, itimat ederse Allâh’a, o hâlde O, yeter ona. Muhakkak ki Allâh, emrini (rızkını ona) ulaştırır! Ki, belirlemiştir Allâh, her şeye bir kader.*

 

(Doğa yasaları, yaşam şartları gereği!)

 

>10:24, 11:6, 15:19, 15:20, 16:5, 20:54, 20:132, 25:49, 29:60, 34:24, 35:15, 47:38, 51:58<

 

Kader: – https://ikra.vision

 

65:4    Vellâî yeisne minel mahîdı min nisâikum inirtebtum fe iddetuhunne selâsetu eşhurin vellâî lem yahıdn (yahıdne), ve ulâtul ahmâli eceluhunne en yada’ne hamlehunn (hamlehunne), ve men yettekıllâhe yec’al lehu min emrihî yusrâ (yusren).

 

Ve onlara, ki hayz hâlinden kesilen kadınlarınızdan (menopoz veya düzensiz adet midir diye) eğer vehimlerinseniz, o hâlde müddetleri üç aydır (ki, olası bir gebelik belli olsun)!* Ve onlar, ‘hiç’ hayz görmemişlerse de ‘aynıdır’. Ve onların yüklü (gebelik) vadeleri, yüklerini bırakıncadır. Ve kim korunursa Allâh’a ‘karşı gelmekten’,* kılar ona emrinden kolayını (üstesinden gelebildiğini)!*

 

>2:228, 2:231, 33:49, 65:1, 65:4<

 

>2:21, 2:152, 2:153, 2:186, 7:55, 7:56, 7:180, 7:205, 15:98, 15:99, 17:110, 20:7, 59:24, 98:5<

 

>2:25, 8:4, 16:30, 16:41, 16:96, 16:97, 18:88, 20:15, 22:50, 32:17, 33:31, 34:4, 39:10<

 

65:5    Zâlike emrullâhi enzelehu ileykum, ve men yettekıllâhe yukeffir anhu seyyiâtihî ve yu’zım lehû ecrâ (ecren).

 

İşte budur sizlere indirdiği Allâh’ın emri ‘hükmü’! Ve kim korunursa Allâh’a ‘karşı gelmekten’,* kefaret eder ‘örter’ ondan kötülüklerini (günahları, ölçülendirmez).* Ve azami ecir verir ona.*

 

>2:21, 2:152, 2:153, 2:186, 7:55, 7:56, 7:180, 7:205, 15:98, 15:99, 17:110, 20:7, 59:24, 98:5<

 

>2:271, 3:193, 3:194, 3:195, 5:12, 8:29, 9:111, 25:70, 29:7, 39:35, 40:9, 46:16, 47:2, 48:5, 57:19, 64:9, 66:8<

 

>3:163, 4:96, 6:83, 6:132, 6:165, 8:4, 12:76, 17:70, 20:75, 35:10, 40:15, 43:32, 46:19, 58:11<

 

65:6    Eskinû hunne min haysu sekentum min vucdikum ve lâ tudârrûhunne li tudayyikû aleyhinn (aleyhinne), ve in kunne ulâti hamlin fe enfikû aleyhinne hattâ yeda’ne hamle hunn (hunne), fe in erda’ne lekum fe âtûhunne ucûre hunn (hunne), ve’temirû beynekum bi ma’rûf (ma’rûfin), ve in teâsertum fe se turdıu lehû uhrâ.

 

İskân edin onları (boşayacağınız kadınları, müddetleri süresince) meskenlerinizde bir yerde! Ve mağduriyet verilmesin onlara, kedilerine ’hayatını’ dar etmek için! Ve eğer yüklü (gebe) iseler o hâlde infak edin kendilerine, ta ki (gebelik) yüklerini bırakıncaya kadar! Ancak eğer emzirirlerse ‘bebeğinizi’ sizin için, o hâlde verin onlara ecirlerini! Ve görüşün aranızda makul olarak!* Ve eğer ‘anlaşmada’ zorlanırsanız, öyleyse (baba, kendisi için doğurulmuş olan bebeği, sütanne tutup) emzirtecek onu diğer ‘bir kadına’!

 

>2:231, 2:232, 2:233, 2:237, 4:35, 4:128, 4:130, 33:49, 65:1, 65:2, 65:6<

 

65:7    Li yunfık zû seatin min seatih (seatihî), ve men kudire aleyhi rızkuhu fel yunfik mimmâ âtâhullâh (âtâhullâhu), lâ yukellifullâhu nefsen illâ mâ âtâhâ, seyec’alullâhu ba’de usrin yusrâ (yusren).

 

İnfak etsin geniş ‘imkân’ sahibi, onun geniş ‘imkânlarından’! Kimin de kendisine ölçülü ise ona rızkı,** artık infak etsin Allâh’ın ona verdiği şeyden!* Yükümlü tutmaz Allâh, ‘hiçbir’ canı ona verdiği dışında! Kılacaktır Allâh, zorluk ardından, kolaylık.

 

(Doğa yasaları, yaşam şartları gereği!)

 

>10:24, 11:6, 15:19, 15:20, 16:5, 20:54, 20:132, 25:49, 29:60, 34:24, 35:15, 47:38, 51:58<

 

>2:264, 2:267, 2:268, 3:116, 3:117, 3:180, 4:38, 8:36, 9:34, 9:54, 9:98, 36:47, 47:38, 64:16<

 

65:8    Ve keeyyin min karyetin atet an emri rabbihâ ve rusulihî fe hâsebnâhâ hisâben şedîden ve azzebnâhâ azâben nukrâ (nukren).

 

Ve ‘nice’ memleketlerde ‘olduğu’ gibi, ‘onun uygarlıkları da’, karşı çıktılar Rablerinin emrinden ‘çıkıp’ ve O’nun elçilerine. Bu yüzden hesaba çektik onları ki, şiddetli bir hesap. Ve azaplandırdık onları inanılmaz bir azapla.*

 

>7:94, 7:95, 11:117, 12:109, 14:4, 15:4, 17:58, 23:76, 26:208, 65:8, 65:9, 65:10<

 

65:9    Fe zâkat vebâle emrihâ ve kâne âkıbetu emrihâ husrâ (husren).

 

Böylece ‘yaptığı’ işin vebalini tattılar.* Ve hüsran oldu işlerinin âkıbeti!*

 

>7:94, 7:95, 11:117, 12:109, 14:4, 15:4, 17:58, 23:76, 26:208, 65:8, 65:9, 65:10<

 

>2:39, 2:81, 2:257, 4:56, 10:27, 13:5, 18:105, 21:39, 21:98, 39:8, 40:6, 40:17, 43:39<

 

65:10  Eaddallâhu lehum azâben şedîden fettekûllâhe yâ ulîl elbâb (elbâbi), ellezîne âmenû, kad enzelallâhu ileykum zikrâ (zikren).

 

Hazırladı Allâh onlara şiddetli azap.* Artık korunun Allâh’a ‘karşı gelmekten’!* Ey akıl işleten, derin kavrayış sahipleri; îmân etmiş kimseler… İndirmişti Allâh, sizlere de Zikri (Kur’ân-ı Kerîm)!*

 

>2:39, 2:81, 2:257, 4:56, 10:27, 13:5, 18:105, 21:39, 21:98, 39:8, 40:6, 40:17, 43:39<

 

>2:21, 2:152, 2:153, 2:186, 7:55, 7:56, 7:180, 7:205, 15:98, 15:99, 17:110, 20:7, 59:24, 98:5<

 

>2:152, 2:239, 3:135, 3:191, 4:103, 6:118, 13:28, 20:14, 24:37, 33:41, 62:9<

 

>3:58, 7:52, 10:57, 11:1, 15:9, 16:44, 16:102, 22:52, 26:192, 26:195, 36:69, 41:42<

 

65:11  Resûlen yetlû aleykum âyâtillâhi mubeyyinâtin li yuhricellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minez zulumâti ilen nûr (nûri), ve men yû’min billâhi ve ya’mel sâlihan yudhilhu cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ (ebeden), kad ahsenallâhu lehu rızkâ (rızkan).

 

Bir de elçi.* Ki, kıraat eder sizlere Allâh’ın açıklanmış âyetlerini!** Ki, çıkarması için îmân etmiş kimseler ve gayretleri erdemlileri; karanlıklardan (İlâhî esaslar bilgisizliğinden) aydınlığa!* Ve kim, inanırsa Allâh’a ve gayretleri erdemliyse, ‘Allâh’, dâhil eder onu has bahçelere (cennetlere) ki, akar ‘ayaklarının’ altından nehirler; ki kalıcılardır orada, ebedîyen.* Ki Allâh’ın, ona ‘bu’ rızkı, en iyisidir.*

 

>2:38, 3:179, 4:13, 4:14, 6:130, 6:131, 14:4, 16:36, 24:47, 28:46, 33:36, 58:5<

 

>2:129, 2:151, 3:164, 23:32, 28:59, 62:2<

 

>3:58, 7:52, 10:57, 11:1, 15:9, 16:44, 16:102, 22:52, 26:192, 26:195, 36:69, 41:42<

 

>2:257, 4:174, 5:15, 5:16, 6:104, 6:122, 6:157, 14:5, 33:43, 44:13, 57:9, 65:11<

 

>4:57, 7:43, 17:19, 18:31, 52:20, 76:13, 76:14, 76:15, 76:19, 76:20, 76:21, 76:22<

 

>2:25, 8:4, 16:30, 16:41, 16:96, 16:97, 18:88, 20:15, 22:50, 32:17, 33:31, 34:4, 39:10<

 

65:12  Allâhullezî halaka seb’a semâvâtin ve minel ardı mislehunn (mislehunne), yetenezzelul emru beynehunne li ta’lemû ennallâhe alâ kulli şey’in kadîrun ve ennallâhe kad ehâta bi kulli şey’in ilmâ (ilmen).

 

Allâh ki, Zât’ı* (oluşumu yapılandırılarak) yarattı yedi gökleri** ve yerden de bir mislini daha onların. Devamlı iner emir, onların aralarında.** Ki, bilmeniz içindir* Allâh’ın, her şey üzerinde ‘irade ettiğini, icraya’ kudretli olduğunu! Ve Allâh’ın, her şeyi ilmen kuşatmış olduğunu!

 

>2:163, 13:2, 16:60, 17:44, 20:98, 24:35, 26:23, 26:24, 27:26, 42:11, 57:3, 59:22, 59:23, 59:24, 112:4<

 

>2:29, 17:44, 23:17, 23:86, 41:12, 65:12, 71:15<

 

Göklerin 7 katmandan oluşumu: – https://ikra.vision

 

Allâh katında zaman kavramı: – https://ikra.vision

 

>16:77, 22:27, 22:47, 32:5, 54:50, 65:12, 70:4<

 

>3:191, 30:8, 38:27, 44:38, 44:39, 45:22, 51:56, 75:36<

 

>17:60, 18:49, 65:12, 72:28<