„ Eûzü billâhi mineşşeytânirracîm! Bismillâhirrahmânirrahîm! “.
„ Sığınırım Allâh’a, şeytanın (âsilerin) ‘şerrinden’ ki, recmedilmiş (merhametinden uzaklaştırılmıştır)!*
>7:200, 15:34, 16:98<
Allâh adına… Ki, sonsuz şefkatle merhamet edendir; inançlıları esirgeyen, acıyan, bahşedendir! “.*
>33:43<
54:1 İkterebetis sâ’atu ven şakkal kamer (kameru).
Yaklaştı ‘son’ saat (kıyâmet);* ve yarılmıştır ay.*
>10:53, 10:54, 11:103, 11:104, 11:105, 14:48, 16:111, 18:47, 20:15, 21:104, 24:24, 29:55, 30:14, 40:16, 40:18, 40:59, 44:10, 44:11, 51:22, 52:9, 53:57, 70:8, 73:14, 73:18, 101:105<
Dünyanın sonunun muhtemelen bir Meteorit felaketiyle olacağı: – https://ikra.vision
54:2 Ve in yerev âyeten yu’ridû ve yekûlû sihrun mustemirr (mustemirrun).
Ve eğer görseler de bir âyet (ay’ın yarıldığı alâmetini), aldırış etmezler ve derler ki: „ süregelen sihir ‘göz yanıltısı’! “….***
>14:43, 15:14, 15:15, 15:16, 21:97, 26:4, 34:2, 34:9, 36:41, 36:42, 36:43, 36:44, 36:45, 36:49, 36:50, 36:51, 36:53, 44:16, 52:44, 52:45, 52:46, 54:1, 54:7, 79:6, 79:7, 79:8, 79:9, 99:1, 99:2, 99:3, 99:4, 99:5, 99:6<
Dünyanın karşı karşıya kalacağı felaket: – https://ikra.vision
Dünya yaşamının nasıl sona ereceği, ardından yaşam savaşı verileceği: – https://ikra.vision
54:3 Ve kezzebû vettebeû ehvâehum ve kullu emrin mustekırr (mustekırrun).
Ve yalanlayanlar ve peşine düşenler heveslerinin (arzularının esiri yapan tutkularının);* ve tüm işler kuruludur.*
>7:176, 10:58, 14:43, 15:3, 16:107, 17:18, 17:19, 17:20, 18:28, 20:16, 21:42, 23:71, 24:37, 43:36, 43:37, 45:23, 47:14, 47:25, 57:20, 63:9, 72:17, 79:40, 79:41<
(Allâh’ın katında zaman kavramı olmayıp vadedilen her havadisin kurulu olduğu!)
54:4 Ve lekad câehum minel enbâi mâ fihî muzdecer (muzdecerun).
Ve andolsun ki, geldi onlara havadislerden ki, içindeki caydırıcı şeylerle…
54:5 Hikmetun bâligatun fe mâ tugnin nuzur (nuzuru).
Ki, ulaşmış hükümler (Kur’ân-ı Kerîm ile indirilen İlâhî esaslar)!* Ne var ki, yararı olmaz uyarıların.*
>4:174, 5:15, 6:104, 6:149, 6:157, 10:76, 43:29, 44:13<
>2:151, 3:184, 4:41, 4:79, 4:166, 6:42, 7:184, 11:17, 14:1, 16:89, 17:77, 23:70, 34:46, 47:14<
54:6 Fe tevelle anhum, yevme yed’ud dâi ilâ şey’in nukur (nukurin).
‘Yâ Muhammed!’ O hâlde dön onlardan! Ki o gün, davetçi çağırır korkunç bir şeye.*
>10:45, 17:52, 36:52, 23:112, 23:113, 23:114, 30:55, 30:56, 38:11, 46:35, 54:44, 54:45<
54:7 Huşşe’an ebsâruhum yahrucûne minel ecdâsi keennehum cerâdun munteşir (munteşirun).
Görme duyuları ürkek ‘bakışlarla’ çıkarlar mevzilerden, sanki dağılan çekirgeler gibi.
İnkârcılar ve günahkârların ikinci dirilişi: – https://ikra.vision
54:8 Muhtıîne iled dâi, yekûlul kâfirûne hâzâ yevmun asir (asirun).
Davetçiye doğru hızla giden inkâr edenler, diyorlar ki: „ Bu zorlu bir gün! “.*****
>14:43, 15:14, 15:15, 15:16, 21:97, 26:4, 34:2, 34:9, 36:41, 36:42, 36:43, 36:44, 36:45, 36:49, 36:50, 36:51, 36:53, 44:16, 52:44, 52:45, 52:46, 54:1, 54:7, 79:6, 79:7, 79:8, 79:9, 99:1, 99:2, 99:3, 99:4, 99:5, 99:6<
Dünyanın karşı karşıya kalacağı felaket: – https://ikra.vision
Dünyanın sonunun muhtemelen bir Meteorit felaketiyle olacağı: – https://ikra.vision
Dünya yaşamının nasıl sona ereceği, ardından yaşam savaşı verileceği: – https://ikra.vision
>7:176, 10:58, 14:43, 15:3, 16:107, 17:18, 17:19, 17:20, 18:28, 20:16, 21:42, 23:71, 24:37, 43:36, 43:37, 45:23, 47:14, 47:25, 57:20, 63:9, 72:17, 79:40, 79:41<
54:9 Kezzebet kablehum kavmu nûhın fe kezzebu abdenâ ve kâlû mecnûnun vezducir (vezducire).
Yalanladı ‘peygamberlerini’, onlardan önceki Nûh’un halkı da.* Hem de (gemiyi üretirken) yalanlayıp kulumuzu ve dediler ki: „ Delirdi! “.* Ve azarladılar.
>15:6, 37:36, 51:52, 52:29, 52:33, 68:2, 68:51, 69:40, 69:41, 69:42, 69:43, 69:44, 69:45, 69:46, 81:22<
>83:29, 83:34<
54:10 Fe deâ rabbehû ennî maglûbun fentasır.
Bunun üzerine davet ‘dua’ etti Rabbine ki: „ Muhakkak ki ben, ‘günah suçlularına’ mağlup oldum; artık kurtar! “.**
>5:25, 6:34, 7:89, 10:88, 12:110, 14:15, 71:24<
Hz. Nûh a.s.’ın halkının inkârı ve yok edilmeleri: – https://ikra.vision
54:11 Fe fetahnâ ebvâbes semâi bimâin munhemir (munhemirin).
Böylelikle açtık göğün kapılarını suya ki, sağanak yağan yağmura.
54:12 Ve feccernel arda uyûnen feltekalmâu alâ emrin kad kudir (kudire).
Ve fışkırttık yeryüzünü de pınar ‘hâlinde’. Derken karşılaştı (birleşti sağanak ile) ki takdir edilmiş, emir üzere.*
>13:8, 35:11, 41:47, 43:11, 54:49, 55:7<
54:13 Ve hamelnâhu alâ zâti elvâhın ve dusur (dusurin).
Ve yükledik onu (ve diğer inançlıları gemi) üzerine ki, perçinlenmiş levhalar ve mıhlardan ‘inşa edilen’.***
>10:103, 21:88, 30:47, 40:51<
>2:124, 6:84, 17:2, 17:3, 19:49, 19:58, 21:72, 21:73, 28:5, 29:27, 32:23, 32:24, 42:13<
Hz. Nûh soyundan gelen tek nesil İsrailoğulları: – https://ikra.vision
54:14 Tecrî bi a’yuninâ, cezâen li men kâne kufir (kufire).
Seyir etti gözetimimizde ki, ödül olarak inkâr edilen kimse ‘Nûh’ için.
54:15 Ve lekad tereknâhâ âyeten fe hel min muddekir (muddekirin).
Ve andolsun ki, bıraktık onu (bu hadiseyi, tüm insanlara) bir âyet ‘alâmet’! Hâlâ var mıdır anımsayan?
54:16 Fe keyfe kâne azâbî ve nuzur (nuzuri).
Artık ‘bakın’, nasıl oldu azabım ve uyarılarım?!*
>2:38, 6:130, 6:131, 14:4, 16:36,, 28:46, 32:3, 34:44, 35:24, 35:25, 36:6, 46:3, 62:2<
54:17 Ve lekad yessernel kur’âne lîz zikri fe hel min muddekir (muddekirin).
Ve andolsun ki, kolaylaştırdık Kur’ân-ı, Zikir, hatırda tutmak için!!** Hâlâ var mıdır anımsayan?
>21:50, 25:29, 25:30, 29:45, 36:11, 43:44, 58:19<
>4:146, 17:106, 18:26, 18:27, 22:78, 25:30, 29:45, 43:43, 43:44, 58:19<
54:18 Kezzebet âdun fe keyfe kâne azâbî ve nuzur (nuzuri).
Yalanladı Âd (Hûd’un halkı) da (gönderilmiş elçilerini). Artık ‘bakın’, nasıl oldu azabım ve uyarılarım?!*
>2:38, 6:130, 6:131, 14:4, 16:36,, 28:46, 32:3, 34:44, 35:24, 35:25, 36:6, 46:3, 62:2<
54:19 İnnâ erselnâ aleyhim rîhan sarsaren fî yevmi nahsin mustemirr (mustemirrin).
Muhakkak ki gönderdik üzerlerine uğursuz bir gün, süregelen uğultulu bir yel (hortum).*
Hz. Hûd a.s.’ın Âd halkının inkârı ve yok edilmeleri: – https://ikra.vision
54:20 Tenziun nâse ke ennehum a’câzu nahlin munkair (munkairin).
Çekip alır insanları ki, sanki onlar, kökünden koparılmış hurma kütükleri gibi olurlar.
54:21 Fe keyfe kâne azâbî ve nuzur (nuzuri).
Artık ‘bakın’, nasıl oldu azabım ve uyarılarım?!*
>2:38, 6:130, 6:131, 14:4, 16:36,, 28:46, 32:3, 34:44, 35:24, 35:25, 36:6, 46:3, 62:2<
54:22 Ve lekad yessernel kur’âne lîz zikri fe hel min muddekir (muddekirin).
Ve andolsun ki, kolaylaştırdık Kur’ân-ı, Zikir, hatırda tutmak için!!** Hâlâ var mıdır anımsayan?
>21:50, 25:29, 25:30, 29:45, 36:11, 43:44, 58:19<
>4:146, 17:106, 18:26, 18:27, 22:78, 25:30, 29:45, 43:43, 43:44, 58:19<
54:23 Kezzebet semûdu bin nuzur (nuzuri).
Yalanladı Semûd (Sâlih’in halkı) da uyarıları.*
>2:38, 6:130, 6:131, 14:4, 16:36,, 28:46, 32:3, 34:44, 35:24, 35:25, 36:6, 46:3, 62:2<
54:24 Fe kâlû ebeşeren minnâ vâhiden nettebiuhû innâ izen lefî dalâlin ve suur (suurin).
Bunun üzerine (peygambere inanmayıp) dediler ki: „ Bizden biri ‘olan’ insanoğluna, ona mı uyalım? Doğrusu bizler o zaman, elbette şaşkınlık içinde ve değeri düşük ‘oluruz’!
54:25 E ulkıyez zikru aleyhi min beyninâ bel huve kezzâbun eşir (eşirun).
Ona mı ilka edildi Zikir (hakikat bilgisi) aramızdan?! Yok… O, bir mağrur, yalancıdır! “.
54:26 Se ya’lemûne gaden menil kezzâbul eşir (eşiru).
Ki bilecekler yarın ‘âhirette’, kimmiş mağrur, yalancı!*
>10:53, 10:54, 11:103, 11:104, 11:105, 14:48, 16:111, 18:47, 20:15, 21:104, 24:24, 29:55, 30:14, 40:16, 40:18, 40:59, 44:10, 44:11, 51:22, 52:9, 53:57, 70:8, 73:14, 73:18, 101:105<
54:27 İnnâ mursilûn nâkati fitneten lehum fertekıbhum vestabir.
Mutlaka Biz, göndererek dişi deveyi sınanma ‘vesilesi olarak’ onlara,* böylelikle ‘bildirdik Sâlih’e ki’: „ Gözlemle ve sabret!.. “.
>17:59, 54:27<
54:28 Ve nebbi’hum ennel mâe kısmetun beynehum, kullu şirbin muhtedar (muhtedarun).
Ve bildir onlara, ‘kuyudaki’ suyun aralarında paylaşımlı olduğunu! Ki her biri, içeceği ‘güne’ hazırlansın!
54:29 Fe nâdev sâhıbehum fe teâtâ fe akar (akare).
Öyle ki, nida ettiler de onlara eşlik eden (arkadaşlarına). Derken ‘o da’ saldırdı hemen, bacaklarını biçerek devirip doğradı.
>7:73, 7:77, 54:29<
54:30 Fe keyfe kâne azâbî ve nuzur (nuzuri).
Artık ‘bakın’, nasıl oldu azabım ve uyarılarım?!*
>2:38, 6:130, 6:131, 14:4, 16:36,, 28:46, 32:3, 34:44, 35:24, 35:25, 36:6, 46:3, 62:2<
54:31 İnnâ erselnâ aleyhim sayhaten vâhıdeten fe kânû ke heşîmil muhtezir (muhteziri).
Muhakkak ki gönderdik üzerlerine tek bir çığlık ki,***** artık ağıldaki ‘saman’ tozu gibiydiler.
Hz. Sâlih a.s.’ın Semûd halkının inkârı ve yok edilmeleri: – https://ikra.vision
>14:43, 15:14, 15:15, 15:16, 21:97, 26:4, 34:2, 34:9, 36:41, 36:42, 36:43, 36:44, 36:45, 36:49, 36:50, 36:51, 36:53, 44:16, 52:44, 52:45, 52:46, 54:1, 54:7, 79:6, 79:7, 79:8, 79:9, 99:1, 99:2, 99:3, 99:4, 99:5, 99:6<
Dünyanın karşı karşıya kalacağı felaket: – https://ikra.vision
Dünyanın sonunun muhtemelen bir Meteorit felaketiyle olacağı: – https://ikra.vision
Dünya yaşamının nasıl sona ereceği, ardından yaşam savaşı verileceği: – https://ikra.vision
54:32 Ve lekad yessernel kur’âne liz zikri fe hel min muddekir (muddekirin).
Ve andolsun ki, kolaylaştırdık Kur’ân-ı, Zikir, hatırda tutmak için!!** Hâlâ var mıdır anımsayan?
>21:50, 25:29, 25:30, 29:45, 36:11, 43:44, 58:19<
>4:146, 17:106, 18:26, 18:27, 22:78, 25:30, 29:45, 43:43, 43:44, 58:19<
54:33 Kezzebet kavmu lûtın bin nuzur (nuzuri).
Yalanladı Lût’un halkı da uyarıları.*
>2:38, 6:130, 6:131, 14:4, 16:36,, 28:46, 32:3, 34:44, 35:24, 35:25, 36:6, 46:3, 62:2<
54:34 İnnâ erselnâ aleyhim hâsiben illâ âle lût (lûtin), necceynâhum bi sehar (seharin).
Muhakkak ki gönderdik üzerlerine hortum.* Ki, Lût’un ailesi hariç, kurtardık onu seherle ‘vaktiyle’.*
Hz. Lût a.s.’ın halkının inkârı ve yok edilmeleri: – https://ikra.vision
>7:83, 11:81, 26:171, 51:35, 51:36<
54:35 Ni’meten min indinâ, kezâlike neczî men şeker (şekere).
Lütuf ‘olarak’ nezdimizden. İşte böyle ödüllendiririz, şükredenleri!*
>2:25, 8:4, 16:30, 16:41, 16:96, 16:97, 18:88, 20:15, 22:50, 32:17, 33:31, 34:4, 39:10<
54:36 Ve lekad enzerehum batşetenâ fe temârev bin nuzur (nuzuri).
Ve andolsun ki, uyardı onları ‘Lût’, kıskıvrak kuşatmamızla. Ne var ki, işkillendiler uyarılara.*
>2:38, 6:130, 6:131, 14:4, 16:36,, 28:46, 32:3, 34:44, 35:24, 35:25, 36:6, 46:3, 62:2<
54:37 Ve lekad râvedûhu an dayfihî fe tamesnâ a’yunehum fe zûkû azâbî ve nuzur (nuzuri).
Ve andolsun ki, şevkle yeltendiler (insan görünümündeki melek) misafirlerine. Bunun üzerine kamaştırırdık gözlerini. Artık tadın azabımı ve uyarılarımı!*
>2:38, 6:130, 6:131, 14:4, 16:36,, 28:46, 32:3, 34:44, 35:24, 35:25, 36:6, 46:3, 62:2<
54:38 Ve lekad sabbehahum bukreten azâbun mustekırr (mustekırrun).
Ve andolsun ki sabahlarına, erkenden bir azap kuruludur.
54:39 Fe zûkû azâbî ve nuzur (nuzuri).
Artık tadın azabımı ve uyarılarımı!*
>2:38, 6:130, 6:131, 14:4, 16:36,, 28:46, 32:3, 34:44, 35:24, 35:25, 36:6, 46:3, 62:2<
54:40 Ve lekad yessernel kur’âne liz zikri fe hel min muddekir (muddekirin).
Ve andolsun ki, kolaylaştırdık Kur’ân-ı, Zikir, hatırda tutmak için!!** Hâlâ var mıdır anımsayan?
>21:50, 25:29, 25:30, 29:45, 36:11, 43:44, 58:19<
>4:146, 17:106, 18:26, 18:27, 22:78, 25:30, 29:45, 43:43, 43:44, 58:19<
54:41 Ve lekad câe âle fir’avnen nuzur (nuzuru).
Ve andolsun ki, geldi uyarılar Firavun hanedanına da.
54.42 Kezzebû bi âyâtinâ kullihâ fe ehaznâhum ahze azîzin muktedir (muktedirin).
Yalanladılar âyetlerimizi ki, onun hepsini de!* Bunun üzerine aldık ‘yakaladık’ onları ki, mutlak yüce, eşsiz, benzersiz; ‘irade ettiğini, icraya’ kudretli olanın alması ‘yakalamasıyla’.*
>2:39, 2:81, 2:257, 4:56, 10:27, 13:5, 21:39, 21:98, 36:63, 39:8, 40:6, 40:17, 43:39<
>7:94, 7:95, 11:117, 12:109, 14:4, 15:4, 17:58, 23:76, 26:208<
54:43 E kuffârukum hayrun min ulâikum em lekum berâetun fîz zubur (zuburi).
İnkârcılarınız daha mı hayırlı onlardan (bahsedilenlerden)? Yoksa sizlere (samimi inançlılara), ilâhî sayfalarda aklanma mı ‘var’* (ki, onlar için ayrılığa düştünüz)?*
>7:71, 10:68, 12:40, 18:15, 30:35, 34:44, 35:40, 37:156, 37:157, 43:21<
>4:109, 4:115, 4:141, 5:80, 9:80, 11:16, 35:8, 47:32, 59:4<
54:44 Em yekûlûne nahnu cemîun muntesir (muntesirun).
Yoksa, (samimi inançlılar): „ Biz, ‘el birliğiyle’ yardımlaşan cemaatiz! “ mi diyorlar?*
>2:6, 6:109, 6:110, 6:111, 7:146, 10:96, 10:97, 14:11, 23:71, 45:32, 50:5<
54:45 Se yuhzemul cem’u ve yuvellûned dubur (dubura).
(Savunduğunuz inkârcılar) Hezimete uğrayınca, topluca dönecekler arkalarını (savaştan kaçacaklar)!**
>33:10, 33:11, 33:12, 33:13, 33:14, 33:15, 33:16<
>10:45, 17:52, 36:52, 23:112, 23:113, 23:114, 30:55, 30:56, 38:11, 46:35, 54:44, 54:45<
54:46 Belis sâ’atu mev’ıduhum ves sâ’atu edhâ ve emerr (emerru).
Ki, ‘son’ saat (kıyâmet),*vadedilendir onlara. Ve ‘son’ saat (savaştan) daha feci ve acıdır.*
>10:53, 10:54, 11:103, 11:104, 11:105, 14:48, 16:111, 18:47, 20:15, 21:104, 24:24, 29:55, 30:14, 40:16, 40:18, 40:59, 44:10, 44:11, 51:22, 52:9, 53:57, 70:8, 73:14, 73:18, 101:105<
>10:45, 17:52, 36:52, 23:112, 23:113, 23:114, 30:55, 30:56, 38:11, 46:35, 54:44, 54:45<
54:47 İnnel mucrimîne fî dalâlin ve suur (suurin).
Muhakkak ki ‘bu günahın’ suçluları, şaşkınlık içinde ve değeri düşüktür!*
54:48 Yevme yushabûne fîn nâri alâ vucûhihim, zûkû messe sekar (sekare).
O gün, sürüklenirler ateş içine yüzüstü ki: „ Tadın kavurucu kızgın ateş dokunuşunu! “ ‘denilerek’.
>2:39, 2:81, 2:257, 4:56, 10:27, 13:5, 21:39, 21:98, 36:63, 39:8, 40:6, 40:17, 43:39<
54:49 İnnâ kulle şey’in halaknâhu bi kader (kaderin).
Muhakkak Biz, (oluşumu yapılandırılarak) yarattık onu (inkârcıları da) her şeyini takdir ‘miktarınca’*
>13:8, 35:11, 41:47, 43:11, 54:49, 55:7<
54:50 Ve mâ emrunâ illâ vâhıdetun kelemhın bil basar (basari).
Ve (kıyâmet)* emrimizin ‘süresi’ ancak tek bir göz kırpmak gibidir.*
>10:53, 10:54, 11:103, 11:104, 11:105, 14:48, 16:111, 18:47, 20:15, 21:104, 24:24, 29:55, 30:14, 40:16, 40:18, 40:59, 44:10, 44:11, 51:22, 52:9, 53:57, 70:8, 73:14, 73:18, 101:105<
Var olan her şeyi yok eden kıyâmetin hızı: – https://ikra.vision
54:51 Ve lekad ehleknâ eşyâakum fe hel min muddekir (muddekirin).
Ve andolsun ki, yok ettik ‘uyarılan inkârcı’ takipçilerinizi.* Hâlâ var mıdır anımsayan?
>7:94, 7:95, 11:117, 12:109, 14:4, 15:4, 17:58, 23:76, 26:208<
54:52 Ve kullu şey’in fe’alûhu fîz zubur (zuburi).
Ve ne var ki onu ifa ettikleri her şey, (evvelkilere verilen) İlâhî sayfalarda da ‘vardı’.*
>23:53, 26:196, 35:25, 54:43<
54:53 Ve kullu sagîrin ve kebîrin mustetar (mustetarun).
Ve her küçük ve büyük yayılmış hâlde.
54:54 İnnel muttekîne fî cennâtin ve neher (neherin).
Muhakkak ki ‘günahlardan’ korunanlar ‘ise’, has bahçelerde (cennetlerde) ve nehirlerdedirler…*
>7:43, 18:31, 52:20, 76:13, 76:14, 76:15, 76:19, 76:20, 76:21, 76:22<
54:55 Fî mak’adi sıdkın inde melîkin muktedir (muktedirin).
Oturup kalırlar doğruluk, dürüstlük içinde, mutlak gerçek hükümdarın; ‘irade ettiğini, icraya’ kudretlinin nezdinde.